Akademimizde bu hafta, evlilik yolculuğunun en somut ama bir o kadar da manevi olgunluk gerektiren durağındaydık: “İletişimin Temelleri, Empati ve Bağ Kurma”. Aysun Bahadır’ın kıymetli tecrübeleriyle; iletişimin sadece bir kelime alışverişi değil, aile içindeki adaletin, saygının ve Allah’ın rızasının bir yansıması olduğunu “Akademisyen Dersi” formatında ele aldık.
Bu oturumda; mutluluğu sadece hislerimizde değil Allah’ın tanımında aramayı, anlık duygularla amel etmek yerine özellikle ilk 20 dakikada sabırla beklemeyi ve her yaratılmışın kendine has bir iletişim seviyesi olduğunu kabul ederek "ben" yerine "biz" demeyi tecrübe ettik. Herkesten aynı inceliği beklemenin fıtrata aykırı olduğunu, hayatın katı kurallardan ziyade su gibi akıcı ve esnek bir anlayışla (gülüvererek) yürümesi gerektiğini gördük. İçimizdeki öfke veya sancıyı kişilere odaklamak yerine hayırlı bir başarıya, tamirata veya spora akıtmanın ruhsal sağlığımız için asıl bereket olduğunu; bir tarafın sürekli haklılık peşinde olduğu değil, iki tarafın da Allah’ın sınırlarını aşmadan nezaketle bağ kurduğu bir yuvanın huzura ereceğini idrak ettik.